Genel içinde Türkçemiz ''turkche'' Leşmesin! konusu , Arkadaşlar bu konuyu açmamın sebebi forumda veya özel hayatta bir sürü kişinin tamam,olur,peki gibi kelimeleri kullanmayıp yeri ok,oke,oki gibi ingilizce kökenli kelimeleri kullanması.Eğer sizde beni destekliyorsanız imzanıza Türkçemiz ''Turkche''leşmesin.!yazın.Burda beni ...
|
|
|||||||
| KAYIT OL | Yönetim Takımı | Üye Listesi | Tüm konuları okunmuş kabul et |
|
|
#1 (permalink) |
|
EN Ağır
![]() |
Arkadaşlar bu konuyu açmamın sebebi forumda veya özel hayatta bir sürü kişinin tamam,olur,peki gibi kelimeleri kullanmayıp yeri ok,oke,oki gibi ingilizce kökenli kelimeleri kullanması.Eğer sizde beni destekliyorsanız imzanıza Türkçemiz ''Turkche''leşmesin.!yazın.Burda beni destekleyen ve Türkçesini koruyan herkee sonsuz teşekürlerimi sunuyorum. örnekler: güzel erkek “Güzel” sözcüğü nitelendirme sıfatı olarak kadın, kız ve çocuklar için kullanılır. Erkek için “yakışıklı” sözcüğü daha doğrudur. Bu yanlış kullanım “kadınsı bir güzelliği olan erkek” anlamını doğurur. korkunç güzel “Çok güzel, olağanüstü güzel, fevkalâde güzel, nefes kesecek kadar güzel, harikulâde güzel” gibi söyleyişler varken “korkunç güzel” demek doğru değildir. hayret bir şey “Hayret” sözcüğü Türkçede ya ünlem olarak ya da “hayret etmek” şeklinde bir birleşik sözcük olarak kullanılır. Bu nedenle “hayret edilecek bir şey” demek daha doğrudur. Saat 05.00 gibi gelirim. “Gibi” sözcüğü bir benzetme edatıdır. Benzetme edatları, bir şeyin bir başka şeye benzetilmesi sırasında anlatımı tamamlayıcı bir görevle kullanılırlar. “Saat beşte, beşe doğru, beş civarında, beş sularında” gibi seçenekler varken “beş gibi” kullanılışı uygun değildir. yakinen tanımak yakin = (Arapça) sağlam bilgi, iyi, kat’i olarak bilme Dolayısıyla “yakinen tanımak” yerine “yakından tanımak” demek gerekir. istihbarat almak “İstihbarat”, “haber ve bilgi alma, duyma” anlamlarına gelen “istihbar” sözcüğünün çoğuludur. Dolayısıyla “istihbarat” zaten haber alma anlamını taşıdığı için “istihbarat almak” yanlış bir kullanımdır. görmemezlikten gelmek Konuşma veya yazı dilinde sık sık karşılaşılan hatalardan biri de iki olumsuzluk ekinin üst üste getirildiği –mAmAzlIktAn gelmek yapısıdır. Ekte iki olumsuzluk eki bulunmaktadır. “Görmemezlikten gelmek” örneğinde, gör- eyleminin me- eki ile olumsuz çatısı kurulmuş; ardından bu olumsuz çatının üstüne olumsuz sıfat fiil eki –mez ve isimden isim yapma eki –lik getirilmiştir. Dil bilimde ek yığılması olarak tanımlanan bu ifadenin yerine, -mazlıktan / -mezlikten gelmek yapısının kullanılması uygun olacaktır. tayin olmak “Atama” anlamındaki “tayin”, ancak “etmek, edilmek, olunmak” yardımcı fiilleriyle veya “tayin-i çıkmak” yapısıyla kullanılabilir. Aynı şekilde, iptal olmak, kaydolmak, keşfolmak, tahrip olmak vb. birleşik eylemlerin uygun kullanılışı iptal olunmak, kaydolunmak, tahrip edilmek vb. dir. yazılı metin Metin, zaten yazılı olduğundan ilk sözcük gereksizdir. bedbaht Nutuk’ta geçen sözcük “fenalık, kötülük isteyen” anlamlarına gelen “bedhah”tır. Ancak zaman zaman Nutuk okunurken “bahtsız, kötü bahtlı” anlamlarına gelen “bedbaht” sözcüğü kullanılmaktadır. delâlet Nutuk’ta geçen sözcük “doğru yoldan sapma” anlamına gelen “dalâlet”tir. Ancak zaman zaman Nutuk okunurken “yol gösterme, kılavuzluk” anlamlarına gelen “delâlet” sözcüğü kullanılmaktadır. fen ve sosyal bilimler Yapıca farklı iki tamlamayı bu şekilde birleştirmek, bir anlatım bozukluğudur. değişik versiyon Fransızcadan dilimize giren versiyon ‘değişik biçim’ anlamındadır. Doğal olarak ‘değişik’ sözcüğüne gerek yoktur. Ayrıca ‘versiyon’ için ‘sürüm’ sözcüğü önerilmiştir. Türkçesi Varken Yabanı, Yabancısı Niye? deniz sahili ‘Kıyı, yaka, yalı’ anlamındaki ‘sahil ’sözcüğü, denize değil; kara parçasına, örneğin adaya ait olmalıdır: ada sahili gibi. fikrini kanıtlamak Fikir (düşünce), ‘edinilir, danışılır, verilir, yorulur, çelinir, kabul edilir’; ancak kanıtlanmaz. “Hayat kısa, sanat uzundur.” Eski bir Yunan düşünürüne ait vecizenin çevirisinin doğru Türkçe olduğunu söylemek oldukça zor. Kısacası, sanatın uzunu, kısası olmaz. Bir dildeki anlamca uyumlu öğeleri bir başka dile anlam ve anlam ve üslûp kaybı olmadan aktarmak gerektiğinde, buna benzer sorunlar ortaya çıkabilir. râkip Bu sözcükteki /a/ ünlüsünün özellikle sporseverlerce yanlış telâffuz edildiği görülüyor. “râkip” şekliyle eski dilde ‘binen, binici’ anlamına gelir. “Herhangi bir işte, bir yarışta, birini geçmeye çalışan, aynı şeyi elde etmeye çalışan kimse” anlamına gelen sözcük, kısa /a/ ile söylenmelidir. süre / süreç Sesçe benzeşen bu sözcükler doğru anlamlarıyla kullanılmadığı takdirde anlatımdaki ince ayrımlar da ortadan kalkacaktır. Türkçe Sözlük’te “süre”, ‘zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet’ anlamındadır. “Süreç” ise ‘aralarında birlik olan veya belli bir düzen içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay veya hareketler dizisi’ olarak tanımlanmaktadır. direk Türkçe “dire-” ‘bir şeyi dikine koymak, dikmek’ eyleminden türetilen “direk” ile, İngilizce “direct”ten dilimize geçen “direkt = doğruca, duraksız, doğrudan” sözcüğünün zaman zaman karıştırıldığı görülmektedir. nüans farkı Özellikle, yabancı dillerden yapılan alıntılar, anlamları tam olarak bilinemediği takdirde yanlış kullanılmaktadır. Fransızca “nuance” sözcüğü mecazen “fark, ayırtı” anlamındadır. Doğal olarak “nüans farkı” ifadesi hatalıdır. güzergâh üzerinde “Geçilen, geçilecek yer, yol” anlamındaki Farsça kökenli “güzergâh”tan sonra “üzerinde” sözünü getirmek yanlıştır. Çünkü sözcüğün köküne (güzer = geçme, geçiş) gelen “-gâh” yer veya zaman bildiren bir ektir. kontrolsuz Ünlü uyumlarına uymayan yabancı sözcüklerde son hecenin art/ön oluşuna göre art veya ön ünlü ek gelir (televizyon-lar, bone-ler). Ancak bazı yabancı kökenli sözcükler, ait oldukları dilin kimi ses özelliklerinden dolayı bu kuralın dışında kalır. Bandrol, kontrol, mol, bol (içki), parabol, sol (nota) vb. örneklerdeki palatal /l/ sesi ön sıradan (ince) söylenir. Dolayısıyla bu sözcüklere ön ünlülü ekler getirilir (bandrol-ü, kontrol-süz, mol-den, bol-ü, parabol-den, sol-e vb.) mütehassıs – mütehassis “Husus” kökünden gelen “mütehassıs”, ‘ihtisası olan, bir işin bir şubesini çok iyi bilen, uzman’; “hiss” kökünden gelen “mütehassis” ise ‘hislenen, duygulanan’ anlamındadır. Bu farka dikkat edilmesi gerekir. geçerlik, güvenirlik mi; geçerlilik, güvenirlilik mi? Türkçe Sözlük (TDK, 1998)’te geçerlik = 1. Yürürlükte olma, değerini sürdürme, revaç: Bu para geçerlikten kaldırıldı. 2. Sürümü olma durumu: Bu malın geçerliği kalmadı. geçerlilik = 1. Geçerli olma durumu, geçerlik 2. Fel. Bir kavramın, bir yargının mantık veya anlamı ve değeri bakımından onaylanabilir olması güvenirlik = Güvenilme durumu, güvenilir olma durumu güvenilirlik = Güvenilir olma durumu Bu açıklamalara göre bu sözcükler arasında “geçerlilik”in Felsefe’de ayrı bir anlamı olması dışında bir fark yoktur. “Yeterlik” ve “yeterlilik” çiftinde ise anlam yükü birincidedir. Yeterlilik yalnızca ‘yeterli olma’ durumudur. atıyorum Son dönemlerde sıkça yapılan bir yanlış. Türkçede “atmak” sözcüğü argo’da ‘bilmeden, kestirerek söylemek’ anlamındadır. Burada iki yanlış görülüyor: İlki, argo sözcük kullanmak, ikincisi bilmeden konuşmak. Hâlbuki kastedilen yalnızca örneğin demek. akıbetin sonu “akıbet”, “son, kötü son” demek olduğundan bu iki sözcük yan yana kullanılmamalıdır. Yani “Bu akıbetin sonu ne olacak?” demek yerine “Bunun sonu ne olacak?” demek gerekir. ... |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
EN Ahlaklı
![]() |
Arkadaşım sonuna kadar arkandayım.Ben imzama o tür şeyler koymak istiyorum fakat bu imzaya resim koyma olayı kalktığı için pek iyi olmuyor.Dikkat çekmiyor.Bütün forumdan rica ediyoruz.Lütfen en azından biz Türkçe'ye sahip çıkalım.Biz üstümüze düşen görevi yapalım.Ne demişler:''Herkes evinin önünü süpürse sokaklar tertemiz olur.''Arkadaşım sana rep veriyorum.Sonuna kadar arkandayım ![]() ArtvinTr
__________________
. . . Ey Türk istikbalinin evladı! ...Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. M. Kemal ATATÜRK .................................................. .................................................. ArtvinTr
Konu ArtvinTr tarafından (02-02-2008 Saat 23:24 ) de değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
EN Afacan
![]() Üyelik Tarihi: 12-11-2006
Mesajlar: 137
Rep Gücü: 29
Rep Puanı: 281
![]() ![]() ![]() |
burdaki kelimlerin çoğu arapçadan gelmiş, arabistanda etkisini kaybetmiş ve artık Türkçeleşmiş diğer çoğunluğuda Türkçemizde KALIPLAŞMIŞ sözcüklerdir.Sözcük tarihinde şöyle durum vardır. bir sözcük halka atılır. halkta o sözcük tutarsa kullanılır kullanılır ve yüzyılllar sonra sözcük etkisini kaybeder sonra yerine yeni sözcükler geçer.ÖRN: okul=mektep vs...anlatmak istediğim bu sözcüklerin kökü başka ülke olsada o ülkede etkisini kaybetmiştir ve şuan biz tarafından kullanılıyor. Ayrıca Türkçe yerine Turkche yazmışsın konu başlığına bende ingilizceden gelen sözcükler sandım fakat sadece bizde yüzyıllardır kullanılan bu sözcükleri görünce şaşırdım (!) Sanırım konuda birtek Fransız'cadan gelen versiyon kelimesi var.Ama yinede emek etmişsin teşekkürler... |
|
|
|
![]() |
| Konu Yönetim Seçenekleri | |
| Konu Gösterim Seçenekleri | |
|
|