Hayatı ve Anıları içinde Mustafa Kemal Atatürk konusu , :::ATATÜRK'ÜN HAYATI::: 19 Mayıs 1881 Mustafa'nın Selanik'te doğuşu 1893 Mustafa'nın Selanik Askeri Rüştiyesi'ne yazılması, 1896 Askeri Rüştüye'de Mustafa adlı öğretmeninin kendisine Kemal adını verdiği Mustafa Kemal, Manastır Askeri İdadisi (Lisesi)'ne ...
|
|
|||||||
| KAYIT OL | Yönetim Takımı | Üye Listesi | Tüm konuları okunmuş kabul et |
|
|
#1 (permalink) |
|
Yönetici
![]() |
:::ATATÜRK'ÜN HAYATI::: 19 Mayıs 1881 Mustafa'nın Selanik'te doğuşu 1893 Mustafa'nın Selanik Askeri Rüştiyesi'ne yazılması, 1896 Askeri Rüştüye'de Mustafa adlı öğretmeninin kendisine Kemal adını verdiği Mustafa Kemal, Manastır Askeri İdadisi (Lisesi)'ne geçti. 13 Mart 1899 Mustafa Kemal, İstanbul'da Harbiye (Harp Okulu) piyade sınıfına girdi. 10 Şubat 1902 Mustafa Kemal'in Harp Okulu'nu teğmen rütbesiyle bitirerek Harp Akademisi'ne geçmesi, 11 Ocak 1905 Mustafa Kemal'in Kurmay Yüzbaşı olarak Harp Akademisi'nden mezun olması ve merkezi Şam'da bulunan Beşinci Ordu emrine verilmesi, Ekim 1905 Mustafa Kemal'in bazı arkadaşlarıyla birlikte Şam'da gizli "Vatan ve Hürriyet Cemiyeti"ni kurması, 20 Haziran 1907 Mustafa Kemal'in rütbesinin Kolağasılığına (kıdemli yüzbaşı) yükseltilmesi, 13 Ekim 1907 Mustafa Kemal'in Selanik'te III. Ordu'ya atanması, 15 - 16 Nisan 1909 Mustafa Kemal'in 31 Mart (13 Nisan) ayaklanması üzerine Hareket Ordusu'nun kurmay başkanı olarak İstanbul'a hareket etmesi, 6 Eylül 1909 Mustafa Kemal'in Selanik'te III. Ordu Piyade Subay Talimgâhı Komutanı olması (aynı yıl içinde Kolağası rütbesiyle 38. Piyade Alayı komutanı olmuştur), Mayıs 1910 ustafa Kemal'in Mahmut Şevket Paşa'nın kurmay başkanı olarak Arnavutluk harekâtlarında bulunması, 17-21 Eylül 1910 Fransa'da yapılan manevralara (Picardie) Türk Ordusu temsilcisi olarak katılması. 13 Eylül 1911 Mustafa Kemal'in İstanbul'a Genelkurmay'a nakledilmesi, 27 Kasım 1911 Mustafa Kemal'in Binbaşılığa yükseltilmesi, 22 Aralık 1911 Mustafa Kemal'in İtalyan - Osmanlı Trablus savaşında Tobruz Taarruzunu başarıyla idare etmesi, 25 Kasım 1912 Mustafa Kemal'in Bahrısefid Boğazı (Çanakkale) Kuvâ-yı Mürettebesi Harekât Şubesi Müdürlüğü'ne atanması, 27 Ekim 1913 Mustafa Kemal'in Sofya Ataşemiliteri olması, 1 Mart 1914 Mustafa Kemal'in Yarbaylığa yükselmesi, 2 Şubat 1915 Mustafa Kemal'in Tekirdağ'da 19. Tümeni kurmaya başlaması (25 Şubat 1915'te tümen kuruluşunu tamamlayarak Maydos'a gelmiştir), 25 Nisan 1915 İtilaf Devletlerinin Arıburnu'na asker çıkarmaları üzerine Mustafa Kemal'in tümeniyle düşmanı önleyerek durdurması. 1 Haziran 1915 Mustafa Kemal'in Albaylığa yükselmesi, 8 - 9 Ağustos 1915 Mustafa Kemal'in Anafartalar Grubu Komutanlığı'na atanması, 10 Ağustos 1915 Mustafa Kemal'in bizzat idare ettiği taarruzla Anafartalar cephesinde düşmanı geri atması, 17 Ağustos 1915 Mustafa Kemal'in Kireçtepe'de zafer kazanması, 21 Ağustos 1915 Mustafa Kemal'in II. Anafartalar Zaferini kazanması, 1 Nisan 1916 Mustafa Kemal'in Tümgeneralliğe yükseltilmesi, 7-8 Ağustos 1916 Mustafa Kemal'in Bitlis ve Muş'u düşman elinden kurtarması, 7 Mart 1917 Mustafa Kemal'in Diyarbakır'daki II. Ordu Komutan Vekilliğine atanması, 16 Mart 1917 Mustafa Kemal'in Diyarbakır'daki II. Ordu Komutanlığı'na asil olarak atanması, 5 Temmuz 1917 Mustafa Kemal'in Halep'teki VII. Ordu Komutanlığı'na atanması, 20 Eylül 1917 Mustafa Kemal'in VII. Ordu Komutanı sıfatıyla memleketin ve ordunun durumunu açıklayan tarihi raporunu göndermesi, 15 Ekim 1917 Mustafa Kemal'in VII. Ordu Komutanlığı'ndan ayrılarak İstanbul'a dönmesi, 15 Aralık 1917 Mustafa Kemal'in Veliaht Vahdettin ile Almanya'ya gitmesi, 16 Aralık 1917 Mustafa Kemal'e "Birinci Rütbeden Kılıçlı Mecidi Nişanı" verilmesi, 4 Ocak 1918 Almanya gezisinden dönmesi, 7 Ağustos 1918 Mustafa Kemal'in Filistin'de bulunan VII. Ordu Komutanlığı'na ikinci defa tayin edilmesi, 26 Ekim 1918 Mustafa Kemal'in komuta ettiği VII. Ordu Birliklerinin düşman taarruzunu Halep'in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde durdurması, 31 Ekim 1918 Mustafa Kemal'in Yıldırım Orduları Grubu Komutanı olması, 13 Kasım 1918 Mustafa Kemal'in Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı'nın lağvı üzerine İstanbul'a gitmesi, 30 Nisan 1919 Mustafa Kemal'in IX. Ordu Müfettişi olması, 16 Mayıs 1919 Mustafa Kemal'in Samsun'a gitmek üzere Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan ayrılması, 19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkması, 21-22 Mayıs 1919 Mustafa Kemal'in Amasya'dan yolladığı genelgeyle, Milli Kuvvetleri bir gaye ve bir teşkilat çerçevesinde toplamak amacıyla Sivas Kongresi'ni toplanmaya çağırması, 26 Haziran 1919 Amasya'dan Sivas'a hareketi, 3 Temmuz 1919 Mustafa Kemal'in Erzurum'a ilk gelişi, 8-9 Temmuz 1919 Mustafa Kemal'in resmi görevinden ve askerlikten çekilmesi, 23 Temmuz 1919 Erzurum Kongresi'nin toplanması ve Mustafa Kemal'in Erzurum Kongresi'ne başkan seçilmesi, 4 Eylül 1919 Sivas Kongresi'nin toplanması ve Mustafa Kemal'in Sivas Kongresi'ne başkan seçilmesi, 11 Eylül 1919 Mustafa Kemal'in Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi Başkanlığına seçilmesi, 20-22 Ekim 1919 Mustafa Kemal'in İstanbul'dan gelen Bahriye Nâzırı (Bakan) Salih Paşa ile Amasya'da görüşmesi ve Amasya bildirgesinin imzalanması, 7 Kasım 1919 Mustafa Kemal'in İstanbul'da toplanması kararlaştırılan Osmanlı Meclisi için Erzurum'dan Milletvekili seçilmesi (Büyük Millet Meclisi'nin birinci dönemi için yapılan seçimde ve ondan sonraki seçimlerde Ankara'dan Milletvekili seçilmiştir), 27 Aralık 1919 Mustafa Kemal'in Heyet-i Temsiliye üyeleriyle birlikte Ankara'ya gelmesi, 16 Mart 1920 İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından işgali üzerine Mustafa Kemal'in durumu bütün devletler ve Millet Meclisleri nezdinde protesto etmesi ve Ankara'da yeni bir Millet Meclisi girişiminde bulunması, 23 Nisan 1920 Mustafa Kemal'in Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açması, 24 Nisan 1920 T.B.M.M.'nin Mustafa Kemal'i başkanlığa seçmesi, 11 Mayıs 1920 Mustafa Kemal'in İstanbul Hükümetince ölüm cezasına çarptırılması (Bu karar 24 Mayıs 1920'de Padişah tarafından onaylanmıştır), 13 Eylül 1920 Mustafa Kemal tarafından "Halkçılık " programının Büyük Millet Meclisine sunuluşu, 5 Aralık 1920 Mustafa Kemal'in İstanbul'dan gelen Osmanlı delegeleri Ahmet İzzet ve Salih Paşa'larla Bilecik İstasyonunda görüşmesi, 10 Mayıs 1921 Mustafa Kemal tarafından Büyük Millet Meclisi'nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'nun kurulması ve kendisinin Grup Başkanlığı'na seçilmesi, 13 Haziran 1921 Mustafa Kemal'in Fransız temsilcisi F. Bouillon ile Ankara'da görüşmesi, 5 Ağustos 1921 Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal'e Başkomutanlık görevinin verilmesi, 23 Ağustos 1921 Mustafa Kemal'in 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Savaşı'nı yönetmeye başlaması, 13 Eylül 1921 Mustafa Kemal'in Sakarya Zaferi'ni kazanması, 19 Eylül 1921 Mustafa Kemal'e Büyük Millet Meclisi tarafından Mareşallik rütbesinin ve Gazi unvanının verilmesi, 26 Ağustos 1922 Gazi Mustafa Kemal'in Kocatepe'den Büyük Taarruzu idareye başlaması, 30 Ağustos 1922 Gazi Mustafa Kemal'in Dumlupınar'da Başkomutan Meydan Savaşı'nı kazanması, 10 Eylül 1922 Gazi Mustafa Kemal'in İzmir'e girişi, 1 Kasım 1922 Gazi Mustafa Kemal'in teklifi üzerine Büyük Millet Meclisi'nin saltanatı kaldırılmasına karar verişi, 14 Ocak 1923 Gazi Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım'ın İzmir'de ölümü, 29 Ocak 1923 Gazi Mustafa Kemal'in İzmir'de Lâtife (Uşaklıgil) Hanım'la evlenmesi (5 Ağustos 1925'te ayrılmışlardır), 17 Şubat 1923 Gazi Mustafa Kemal'in İzmir'de ilk Türkiye İktisat Kongresi'ni açması, 13 Ağustos 1923 Gazi Mustafa Kemal'in ikinci kez Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçilmesi, 11 Eylül 1923 Gazi Mustafa Kemal'in Halk Partisi'ni kurması, 29 Ekim 1923 Cumhuriyetin ilanı ve Gazi Mustafa Kemal'in ilk Cumhurbaşkanı seçilmesi, 1 Mart 1924 Gazi Mustafa Kemal'in Büyük Millet Meclisi'ni açışı ve Halifeliğin kaldırılması ile öğretimin birleştirilmesi gereğini konuşmasında belirtmesi, 23 Ağustos 1925 Gazi Mustafa Kemal'in Kastamonu'da şapka ve kıyafet devrimini başlatması, 3 Ekim 1926 İstanbul'da Sarayburnu’nda Mustafa Kemal'in ilk heykelinin dikilmesi, 1 Temmuz 1927 Gazi Mustafa Kemal'in Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk defa İstanbul'a gelmesi, 15-20 Ekim 1927 Gazi Mustafa Kemal'in CHP İkinci Kurultayı'nda tarihi büyük nutkunu söylemesi, 1 Kasım 1927 Gazi Mustafa Kemal'in ikinci kez Cumhurbaşkanlığına seçilmesi, 4 Kasım 1927 Gazi Mustafa Kemal'in Ankara Etnografya Müzesi önünde ve Yenişehir'de dikilen heykellerinin açılışı, 20 Mayıs 1928 Afgan Kralı Amanullah Han'ın Gazi Mustafa Kemal'i Ankara'da ziyareti, 9-10 Ağustos 1928 Gazi Mustafa Kemal'in Sarayburnu’nda Türk harfleri hakkındaki nutkunu söylemesi, 12 Nisan 1931 Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Tarih Kurumu'nun kurulması, 4 Mayıs 1931 Mustafa Kemal'in üçüncü kez Cumhurbaşkanlığına seçilmesi, 12 Haziran 1932 Irak Kralı Emir Faysal'ın Ankara'da Mustafa Kemal'i ziyareti, 12 Temmuz 1932 Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Dil Kurumu'nun kurulması, 4 Ekim 1933 Yugoslavya Kralı Aleksandre'ın Gazi Mustafa Kemal'i İstanbul'da ziyareti, 29 Ekim 1933 Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet'in onuncu yıldönümü dolayısıyla tarihi nutkunu söylemesi, 16 Haziran 1934 İran Şehinşahı Rıza Pehlevi'nin Gazi Mustafa Kemal'i Ankara'da ziyareti, 24 Kasım 1934 Büyük Millet Meclisi'nin Mustafa Kemal'e ATATÜRK soyadını veren yasayı kabul etmesi, 1 Mart 1935 Atatürk'ün dördüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesi, 4 Eylül 1936 İngiltere Kralı Edward VII'in İstanbul'da Atatürk'ü ziyareti, 11 Haziran 1937 Atatürk'ün çiftliklerini devlete ve bir kısım gayrimenkullerini Ankara Belediyesi'ne bağışlaması, 30 Mart 1938 Atatürk'ün hastalığı hakkında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nce ilk kez resmi tebliğ yayınlanması, 19 Haziran 1938 Romanya Kralı Karol II'nin Atatürk'ü İstanbul'da ziyareti, 5 Eylül 1938 Atatürk'ün vasiyetnamesini yazması (Açılış: 28 Kasım 1938), 16 Ekim 1938 Atatürk'ün hastalık durumu hakkında günlük resmi tebliğler yayımına başlanması, 10 Kasım 1938 Atatürk'ün ölümü, 21 Kasım 1938 Atatürk'ün cenazesinin Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabre törenle konulması, 10 Kasım 1953 Atatürk'ün nâşının Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrinden Anıtkabir'e nakledilmesi, 1981 UNESCO'nun aldığı bir kararla Atatürk'ün doğumunun 100. Yılının bütün dünyada "Atatürk Yılı" olarak kutlanması, ![]() :::ATATÜRK İLKELERİ::: Atatürk ilkeleri, altı ana başlık altında toplanabilir: Cumhuriyetçilik Kemalist devrimler siyasi bir devrim niteliğindedir ve çok uluslu bir imparatorluktan Türkiye ulus devletine geçiş gerçekleştirilmiş ve böylece modern Türkiye'nin ulusal kimliği kazandırılmıştır. Kemalizm, Türkiye için yalnızca Cumhuriyet rejimini tanımaktadır. Kemalizm insanların arzularını yerine getirebilecek yegane rejimin cumhuriyet rejimi olduğuna inanmaktadır. Halkçılık Gerek içeriği gerekse hedefleri açısından bakıldığında, Kemalist Devrim ayrıca bir sosyal devrim niteliği de taşımaktaydı. Bu devrim seçkin bir grup tarafından genel olarak halka yönelik bir biçimde gerçekleştirilmişti. Kemalist devrimler, özellikle İsviçre Medeni Kanunu olmak üzere Batı kanunlarının Türkiye'de uygulamaya konmasıyla birlikte kadınların statüsüne kökten değişiklikler getirmiştir. Üstelik, 1934 yılında kabul edilen bir kanun ile kadınlar seçme hakkını almışlardır. Atatürk çeşitli ortamlarda Türkiye'nin gerçek Yöneticilerinin köylüler olduğunu söylemiştir. Aslında bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan çok bir hedef niteliğindeydi. Gerçekte, halkçılık ilkesi için yapılan resmi açıklamada Kemalizmin sınıf ayrıcalıklarına ve sınıf farklılıklarına karşı olduğu ifade edilmekte ve hiçbir bireyin, ailenin, sınıfın veya organizasyonun diğerlerinin daha üzerinde olmasını kabul etmiyordu. Kemalist ideoloji, aslında, Türk vatandaşlığı olarak ifade edilen bir fikre dayanmaktaydı. Gurur ile birleşen vatandaşlık fikri, onların daha fazla çalışmaları için gerekli psikolojik teşviki sağlayacak, birlik fikri ve ulusal bir kimliğin kazanılmasına yardımcı olacaktı. Laiklik Kemalist laiklik yalnızca devlet ve dinin birbirinden ayrılması anlamına gelmiyor, ayrıca dinin eğitim, kültürel ve yasal konulardan da ayrılması anlamını taşıyordu. Laiklik, düşünce özgürlüğü ve kuruluşların dini düşünce ve dini kuruluşların etkisinden bağımsız olmaları anlamına geliyordu. Böylece, Kemalist devrim ayrıca laik bir devrim idi. Kemalist devrimlerin birçoğu laikliği gerçekleştirmek amacıyla yapılmış ve diğer birçoğu ise laikliğe ulaşılmış olması nedeniyle gerçekleştirilebilmiştir. Kemalist laiklik ilkesi Tanrı karşıtı bir ilke değildi. Bu akılcı ve dini siyasetin dışında tutan bir ilke idi. Bu Kemalist ilke aydınlanmış İslam'a değil, çağdaşlığa karşı olan Müslümanlığa karşısındaydı. Devrimcilik Atatürk'ün ortaya koyduğu en önemli ilkelerden birisi de reformculuk veya devrimcilikti. Bu ilkenin anlamı Türkiye'nin devrimler yaptığı ve geleneksel kuruluşlarını modern kuruluşlar ile değiştirmiş olduğu idi. Geleneksel kavramların iptal edildiği ve modern kavramların benimsendiği anlamına geliyordu. Devrimcilik ilkesi, yapılmış olan devrimlerin tanınmalarının çok ötesine geçti. Milliyetçilik Kemalist devrim ayrıca milliyetçi bir devrim idi. Kemalist milliyetçilik ırkçı bir yapıda değildi. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesi idi. Bu milliyetçilik, tüm diğer milletlerin bağımsızlık haklarına saygılı idi. Yine bu milliyetçilik, sosyal içerikli bir milliyetçilikti. Yalnızca anti - emperyalist değil, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine karşı olan bir milliyetçilikti. Kemalist milliyetçilik, Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır. Devletçilik Kemal Atatürk yapmış olduğu açıklamalarda ve politikalarında Türkiye'nin bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik gelişmeye önemli ölçüde bağlı olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, devletçilik ilkesinin de devletin ülkenin genel ekonomik faaliyetlerini düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemediği alanlara veya özel sektörün yetersiz kaldığı alanlara veya ulusal çıkarların gerekli kıldığı alanlara yine devletin girmesi gerektiği anlamında yorumlanmaktadır. Ancak, devletçilik ilkesinin uygulanmasında, devlet yalnızca ekonomik faaliyetlerin temel kaynağını teşkil etmemiş, aynı zamanda ülkenin büyük sanayi kuruluşlarının da sahibi olmuştur. :::ATATÜRK DEVRiMLERi::: Atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olduğu gibi, aynı zamanda büyük bir devrimciydi. O dönemlerde, Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi ve kültürel açıdan gelişmiş toplumların aktif bir üyesi olabilmesi için, modernize edilmesi çok önemli idi. Mustafa Kemal ülkesindeki yaşamı modernize etmiştir. Atatürk 1924 ile 1938 yılları arasında, insanlarının kurtuluşları ve hayatta kalabilmeleri için yaşamsal öneme sahip olan devrimleri hayata geçirmiştir. Tüm bu devrimler, Türk halkı tarafından büyük bir coşku ile karşılanmıştı. Harf Devrimi Atatürk'ün gerçekleştirmiş olduğu en önemli devrimlerden birisi, Arap alfabesinin kaldırılması ve Latin alfabesinin kabul edilmesi olmuştur. 3 Kasım 1928 tarihinde, yeni Türk Alfabesi kabul edilmiştir. Kıyafet Devrimi Kıyafet devrimi ile birlikte, kadınlar çarşaf giymekten vazgeçerek, modern kadın elbiseleri giymeye başladılar. Erkekler ise fes yerine şapka giymeye başladılar. Hukuk Sisteminin Laikleştirilmesi 1920 yılında kurulmuş olan yeni Türkiye Devletinin yeni bir hukuk sistemine ihtiyacı vardı. Atatürk, Şeriat Kanununun yerine İsviçre Medeni Kanununu getirmiş, o dönemde geçerli olan ceza yasasının yerine ise İtalyan Ceza Yasasını getirmiştir. Türk Hukuk Sistemi ise tüm çağdaş gereksinimler çerçevesinde modernize edilmiştir. Öğrenimin Laikleştirilmesi 19. Yüzyıl başlarına dek, Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde çeşitli eğitim sistemleri uygulanmaktaydı. Atatürk İslami eğitim veren medrese sisteminin yeni toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyeceğini gördü. Bu nedenle, batı modellerine benzeyen yeni bir eğitim sisteminin oluşturulması gerekliydi. Böylece, mevcut sistem değiştirilerek 1933 yılında bir üniversite reformu gerçekleştirilmiştir. Kadınlara Sağlanan Medeni Haklar Atatürk Devrimleri ile birlikte, yüzyıllar boyunca ihmal edilmiş olan Türk kadınına yeni haklar tanınmıştır. Böylece kabul edilmiş olan medeni kanun gereğince bundan böyle kadınlar da erkeklere tanınan haklara sahip olacaklar, resmi görevlere atanabilecekler, oy verme ve Millet Meclisine seçilebilme hakkına sahip olabileceklerdir. Tek eşlilik ilkesi ve kadınlara tanınan eşit haklar, Türk toplumuna bir canlılık kazandırmıştır. Atatürk'ün Türk Tarihi ile ilgili Çalışmaları Kültürel alanda bir tür milliyetçilik anlamındaki yazı devrimi sonrasında, Atatürk tarih konusuna ağırlık verdi ve 1931 yılında Türk Tarih Kurumunu kurdu. Burada, Türkiye Tarihi kapsamlı bir şekilde incelenmekte ve değerlendirilmektedir. Bunların dışında, Yeni Takvim, Ağırlıklar ve Ölçüler, Tatiller ve Soyadı Kanunu gibi diğer birçok devrimler de gerçekleştirilmiştir. Bu konudaki bazı örnekler arasında 1924 Hafta sonu Yasası, 1925 Uluslararası Zaman ve Takvim Sistemi, 1926 Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu, 1933 Ölçü Sistemleri ve 1934 Soyadı Yasası sayılabilir. 1932 yılında Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen yasa gereğince Türkler soyadı aldılar ve Milletin liderine de "Türklerin Babası" anlamına gelen Atatürk soyadı verildi. ATATÜRK DİYOR Kİ ; » Ben manevi miras olarak hic bir ayet, hic bir dogma, hic bir donmus ve kaliplasmis kural birakmiyorum. » Benim manevi mirasim ILIM ve AKIL’dir. » Benden sonrakiler, bizim asmak zorunda oldugumuz cetin ve koklu zorluklar karsisinda , belki gayelere tamamen eremedigimizi, fakat asla taviz vermedigimizi , akil ve ilmi rehber edindigimizi tasdik edeceklerdir. » Zaman suratle ilerliyor ; milletlerin , toplumlarin , kisilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayislari bile değişiyor. » Böyle bir dunyada , asla degismeyecek hukumler getirdigini iddia etmek , aklın ve ilmin gelisimini inkar etmek olur. » Benim Turk milleti icin yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler , bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse , manevi mirascılarım olurlar Hayatta en hakiki mürşit ilimdir... Bir Türk dünyaya bedeldir... En Büyük fahrim Türk milletidir. Türk milleti dilini başka dillerin boyunduruğundan kurtaracaktır. Türke olumlu bir şey veriniz. Bunu reddetmesine imkan yoktur. Türk çocuklarının yüksek kabiliyetine inanım tamdır. Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir. Hürriyet Türkün hayatıdır. ![]() Konu anıl1111 tarafından (19-12-2005 Saat 14:22 ) de değiştirilmiştir. |
|
|
|
![]() |
| Konu Yönetim Seçenekleri | |
| Konu Gösterim Seçenekleri | |
|
|