Hafta içi her gün 20:00 - 21:00 arası "DJ ÖZEL" ile "Keyf-i Müzik" programını dinlemek için TIKLAYINIZ

Hafta sonu 15:00 - 16:00 arası "DJ EMRE" ile "Müzik Ekspres" programını dinlemek için TIKLAYINIZ

Canlı yayını dinlemek için bilgisayarınızda WINAMP kurulu olmalıdır.WINAMP indirmek için TIKLAYINIZ
forumENA - Knight Online , KOXP

 

Buhârâ Evliyâları

İslam & Din içinde Buhârâ Evliyâları konusu , 01 - EBÛ BEKR-İ EBHERÎ (Rahmetullahi Aleyh) KUSÛRU KENDİNDE GÖR “Ebû Bekr-i Ebherî”, evliyâ-yı kirâmdan. Şiddetle kaçınırdı, her günâh ve haramdan. Öyle tesirliydi ki, her sözü ve sohbeti, Dinleyen, terk ...







Geri Dön   forumENA - Knight Online , KOXP > Her Telden , Tüm Konular > İslam & Din

KAYIT OL Yönetim Takımı Üye Listesi Tüm konuları okunmuş kabul et
Eski 20-01-2008, 15:10   #1 (permalink)
EN Adaletli
 
3n3sboy2 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: 09-08-2007
Yer: İstanbuL
Mesajlar: 7,392
Rep Gücü: 119
Rep Puanı: 2949
3n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +9
3n3sboy2 - MSN üzerinden mesaj gönder
Tanımlı Buhârâ Evliyâları


01 - EBÛ BEKR-İ EBHERÎ (Rahmetullahi Aleyh)
KUSÛRU KENDİNDE GÖR

“Ebû Bekr-i Ebherî”, evliyâ-yı kirâmdan.
Şiddetle kaçınırdı, her günâh ve haramdan.

Öyle tesirliydi ki, her sözü ve sohbeti,
Dinleyen, terk ederdi günâh ve ma'siyyeti.

Her hâli, şâhid idi “Evliyâ” olduğuna.
Cemâlini görenler, âşık olurdu ona.

“Ebû Bekr-i Ebherî”, çıktı bir gün evinden.
Geçiyordu bir bezzâz dükkânının önünden.

O dükkân sâhibinin, vardı ki bir evlâdı,
Bu zâtı görür görmez, kalbi ona bağlandı.

Yok idi babası da o aralık dükkânda.
Lâkin çocuk, herşeyi unutmuştu o anda.

Dükkânı terk ederek, peşinden gitti o an.
Zîrâ hiç görmemişti, böyle "nûrlu" bir insan.

Biraz sonra babası, avdet etti dükkâna.
Oğlunu görmeyince, sordu komşularına.

Dediler: (Gördü oğlun, bir “Mübârek kişiyi”yi.
Çıkıp gitti peşinden, unutarak her şeyi.)

O, böyle bir mâlûmât alınca komşulardan,
Hakîkatı bilmeyip, gadaba geldi o an.

Arkalarından gidip, tuttu hemen oğlunu.
İte kaka, dükkâna getirdi tekrar onu.

O mübârek "Velî" zât, görünce onu böyle,
O çocuğun hâline kederlendi hâliyle.

Ertesi gün, adama bir hediye alarak,
Doğruca dükkânına vardı mahzûn olarak.

Dedi ki: (Dün geceyi, geçirdim çok bî-huzûr.
Zîrâ benim yüzümden, bu çocuk oldu mağdûr.

Bu işte, evlâdının yoktu hiç kabâhati.
Geldim ki, söyliyeyim size bu hakîkati.

Ayrıca, sizi dahî üzmüş oldum böylece.
Bunun ızdırâbıyla, uyumadım dün gece.

Şu nâçiz hediyemi, kabûl et de evlâdım,
Helâl eyle hakkını, budur senden murâdım.)

O çocuğun babası, duyunca bu sözleri,
Duygulandı, üzüldü, yaşla doldu gözleri.

Dedi: (Aman efendim, bu, olacak şey değil.
“Velî” olduğunuza, bu, en açık bir delîl.

Çünkü hatâ işliyen, dün ben iken muhakkak,
Siz özür dilersiniz, bu, ne üstün bir ahlâk.

Üstelik, hediyeyle gelmişsiniz buraya.
Bu hâliniz, kalbimi gafletten etti ihyâ

Dünkü hareketimden, oldum çok müteessir.
Ve bu davranışınız, bana çok etti tesir.)

Buyurdu: (Yapmasa da, bir kul suç ve kabâhat,
Yine o, kendisini, suçlu görmeli fakat.

İnsan, bunu kendine ederse âdet, şiâr,
Dünyâ ve âhirette, muhakkak kârlı çıkar.)

Bu sözler de, fethetti o kimsenin gönlünü.
Hep Onunla geçirdi, geri kalan ömrünü.

__________________
En sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda.
Beklediğin bi medet olur dünya,
Ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür.
Bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı,
Kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası?
Gün geçer ve dost göçer; azdır yandaş sayısı,
1 Ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı.

3n3sboy2 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı yaparak aynı kişiye cevapla
Eski 20-01-2008, 15:13   #2 (permalink)
EN Adaletli
 
3n3sboy2 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: 09-08-2007
Yer: İstanbuL
Mesajlar: 7,392
Rep Gücü: 119
Rep Puanı: 2949
3n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +9
3n3sboy2 - MSN üzerinden mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Buhârâ Evliyâları


02 - MÛ'ÎNÜDDÎN-İ ÇEŞTÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KALBİ NÛR’LA DOLDU



“Mu'înüddîn”, lakabı, “Hasan”, asıl adıdır.

Seyyid, yâni Sevgili Resûl’ün evlâdıdır.



Hindistân'da yaşıyan, bu mübârek velî zât,

“Yüz” yaşına gelince, “Ecmîr”'de etti vefât.



O henüz çocuk iken, vefât etti babası.

Bir "bağ" düştü kendine, pay edince mîrâsı.



Bir gün, bir “Hak âşığı”, teşrîf etti o bağa.

O zâta hürmetinden, kalktı hemen ayağa.



Ellerini öperek, oturttu bir gölgeye.

En güzel üzümlerden, getirdi yesin diye.



Lâkin o, üzümlere hiç rağbet etmiyerek,

Çıkardı iç cebinden, bir lokma “Kuru ekmek”.



Koydu onun ağzına, eliyle o lokmadan.

“Mu'înüddîn”in kalbi, “Nûr” ile doldu o an.



Çıktı "dünyâ sevgisi", tamâmiyle kalbinden.

Yerine, "Muhabbeti ilâhî" girdi hemen.



Dağıttı fakirlere, sonra cümle malını.

Ezberledi Kur'ân-ı kerîmin tamâmını.



Bir “Allah adamı”nı, aradı o arada.

“Osmân-ı Hârûnî”ye, tâbi oldu sonra da.



Yirmi yıl, bu hocaya hizmet edip, nihâyet,

Tasavvufta yetişip, aldı mutlak icâzet.



Bir “Ker***” duruyordu, o anda önlerinde.

Emriyle alır almaz, “Altın” oldu elinde.



Buyurdu ki: (Tamamdır, işin yâ Mu'înüddîn!

Artık hizmet bekliyor, şu anda senden bu din.)



Artık o, şefkat ile baksaydı bir insana,

Kavuşurdu o kişi, mânevî çok ihsâna.



Yedi günde bir lokma, hem de kuru olarak,

Katıksız ekmek yerdi, bir suya batırarak.



Hırkası eskiseydi, bizzât kendi yamardı.

Sonra, yama üstüne, tekrar yama yapardı.



Seyâhatte bir ara, uğradı Beytullah'a.

Kâbeyi tavâf edip, duâ etti Allah'a.



Oradan, Medîne'ye gelen bu mübârek zât,

Resûl-i müctebâyı, gözüyle gördü bizzât.



Şöyle ki, girer girmez o mescid-i Nebî'ye,

Bir ses çıktı Ravda'dan: (Mu'înüddîn gel!) diye.



Bu ses, bizzât Resûl’ün kabrinden geliyordu.

(Bana, Mu'înüddîn'i çağırınız!) diyordu.



Türbedâr, cemâatin arasına girerek,

Çağırdı: (Mu'înüddîn! Mu'înüddîn!) diyerek.



O böyle çağırınca mescitte olanlara,

(Buyur! buyur!) dediler, çok kişi türbedâra.



Bu hâle çok şaşırıp, geri geldi türbeye.

Sordu Resûlullah'a: (Hangisi gelsin?) diye.



Türbedâr, edeb ile bekliyorken Ravda'da,

(Çeştî olanı gelsin!) denildi o arada.



Cemâate hitâben, bağırdı ki bu sefer:

(Mu'înüddîn Çeştî'yi çağırıyor, o Sever!)

__________________
En sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda.
Beklediğin bi medet olur dünya,
Ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür.
Bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı,
Kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası?
Gün geçer ve dost göçer; azdır yandaş sayısı,
1 Ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı.

3n3sboy2 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı yaparak aynı kişiye cevapla
Eski 20-01-2008, 15:14   #3 (permalink)
EN Adaletli
 
3n3sboy2 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: 09-08-2007
Yer: İstanbuL
Mesajlar: 7,392
Rep Gücü: 119
Rep Puanı: 2949
3n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +9
3n3sboy2 - MSN üzerinden mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Buhârâ Evliyâları


02 - MÛ'ÎNÜDDÎN-İ ÇEŞTÎ (Rahmetullahi Aleyh)
İÇERİ GEL

“Hazreti Mu'înüddîn”, bu sesi duyduğunda,
Bambaşka bir hallere, giriverdi o anda.

Ağlayıp, gözlerinden, gözyaşları dökerek,
İlerledi Ravda'ya, salevât getirerek.

Ravda'nın kapısında, edeb ile beklerken,
(İçeriye gel!) diye, bir ses duydu türbeden.

Girdi mahcûb bir halde, duyunca bu nidâyı.
Görmekle şereflendi, "Resûl-i kibriyâ"yı.

Peygamber Efendimiz, buyurdu ki o anda:
(Git ve benim dînime, hizmet et Hindistân’da.

Orada, evlâdımdan Hüseyin adlı bir zât,
Küffârla savaşırken, şehîd düştü şu saat.

Nerdeyse bu memleket geçecek kâfirlere.
Durma, hemen bu günden, hareket et o yere.

Sen oraya varınca, mağlûb olur o küffâr.
İslâmın nûru ile, aydınlanır o diyâr.)

Sonra da bir "Nar" verip, buyurdu ki: (Al bunu.
Buna bakıp, anlarsın Hindistân’ın yolunu.)

O Resûl’ün elinden aldığında o “Nar”ı,
Gördü onun üstünde, nehirleri, dağları.

Bir fâtiha okuyup, Peygamberin rûhuna,
Çıktı kırk kişi ile, Hindistân'ın yoluna.

Dağları, tepeleri sür’atlice aştılar.
Nihâyet selâmetle, “Ecmir”e ulaştılar.

Daha sonra orada, satın alıp bir “İnek”,
Keserek, yaparlardı etinden her gün yemek.

İneğe taptığından o yerdeki ahâli,
Toplandılar meydana, öğrenince bu hâli.

Taş ile sopaları alarak ellerine,
Saldırdılar hep birden, onların üzerine.

“Mu'înüddîn-i Çeştî”, yerden toprak alarak,
Saçtı o kâfirlere, duâlar okuyarak.

O topraktan, onlara isâbet ettiğinde,
Her biri “Taş” kesilip, kala kaldı yerinde.

Bir santim yürümeye, olmadı mecâlleri.
Aslâ gidemediler, ne ileri, ne geri.

Âciz kalıp döndüler, mecbûren yerlerine.
Arz ettiler bu hâli, meşhur "cinnîler"ine.

Onu, kendilerine, yeni başkan seçtiler.
Mü'minlere bir daha, saldırıya geçtiler.

Lâkin o "Cin" görünce, bir an “Onun Nûr’u”nu,
Yaprak gibi titreme kapladı vücûdunu.

Sonra gelip hürmetle, kapandı ayağına.
Ve onun huzûrunda, derhal geldi "îmân"a.

Diğerleri dönerek, hükümdâra geldiler.
Gördükleri bu hâli, ona haber verdiler.

O müşrik hükümdâr da, kaldı hayret içinde.
Çok meşhur biri vardı, “Sihirbâzlık” işinde.

İsmi “Ecipal” olup, bu idi yalnız işi.
Öyle meşhur idi ki, dünyâda yoktu eşi.

Hükümdârın ümîdi, bunda idi nihâyet.
O dahî, kendisine güvenirdi begâyet.

__________________
En sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda.
Beklediğin bi medet olur dünya,
Ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür.
Bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı,
Kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası?
Gün geçer ve dost göçer; azdır yandaş sayısı,
1 Ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı.

3n3sboy2 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı yaparak aynı kişiye cevapla
Eski 20-01-2008, 15:14   #4 (permalink)
EN Adaletli
 
3n3sboy2 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: 09-08-2007
Yer: İstanbuL
Mesajlar: 7,392
Rep Gücü: 119
Rep Puanı: 2949
3n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +9
3n3sboy2 - MSN üzerinden mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Buhârâ Evliyâları


02 - MÛ'ÎNÜDDÎN-İ ÇEŞTÎ (Rahmetullahi Aleyh)
İNDİR ONU AŞAĞI

Dedi ki: (Hükümdârım, bana bırak bu işi.
Sihrimin karşısında, tutunamaz o kişi.)

Cümle talebesini takarak arkasına,
Oturdu kendi dahî, bir “Ceylânın postu”na.

Büyük gürültülerle, bağırıp çağırarak,
Geldiler, kendi dahî önlerinde uçarak.

“Mu'înüddîn-i Çeştî”, gelenleri görünce,
Hemen etrâflarına, bir “Çizgi” çizdi önce.

Sonra da, buyurdu ki o mü'minlere hemen:
(Dışarı çıkmayınız, sakın bu daireden!)

Sihirbâz Ecipal ve cümle talebeleri,
Aslâ giremediler daireden içeri.

Çok uğraştılarsa da içeri girmek için,
Lâkin gelemediler üstesinden bu işin.

Dünyâca gâyet meşhur tanınan bu sihirbâz,
Büyük hayret içinde, dedi ki: (Hayır, olmaz!

Benim gibi bir sâhir yokken dünyâ yüzünde,
Nasıl mağlûb olurum, bir insanın önünde.)

Bir şey yapamayınca mü'minlere velhâsıl,
Başka sihirlerini denedi, fasıl fasıl.

Dağlardan, milyonlarca “Yılanlar”ı alarak,
Onların üzerine gönderdi, sihr yaparak.

Yılanlar, sürü sürü, dere tepe aştılar.
Sular gibi akarak, onlara ulaştılar.

Lâkin geldiklerinde onlar da o “Çizgi”ye,
Yine giremediler, bir santim içeriye.

Yine âciz kalınca, bu sihirle de artık,
“Ateşler” yağdırmaya başladı bir aralık.

Lâkin o ateşler de, geldiğinde “Çizgi”ye,
Tek bir kıvılcım dahî, girmedi içeriye.

Onlara, zerre kadar yapamadan bir zarar,
Me’yûs halde geriye döndü o sihirbâzlar.

Onların en büyüğü, dedi ki hükümdâra:
(İzin ver, tek başıma gideyim ben onlara.)

Bir “Ceylân derisi”nin üstüne oturarak,
Mü'minlerin üstüne, geldi tekrar uçarak.

“Mu'înüddîn Çeştî”yi tehdît etti bir hayli.
Hırlayan bir köpeğe benziyordu o hâli.

O dahî, sihirbâza buyurdu ki o anda:
(Sen, yerde ne yaptın ki, ne yaparsın havada?)

Bu sözden etkilenen sihirbâz da, o zaman,
Postunun üzerinde yükseldi göğe o an.

Ne zaman ki mü'minler, görmedi artık onu,
“Mu'înüddîn-i Çeştî” çıkardı “Pabuc”unu.

Buyurdu: (Ey pabucum, sen de çık havalara.
İndir onu aşağı, başına vura vura.)

Ve o “Pabuç”, havaya fırladı birden bire.
Sür’atle yükselerek, yetişti o kâfire,

Başına vura vura, indirdi “Ecipal”i.
Artık sihir yapmaya kalmamıştı mecâli.

__________________
En sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda.
Beklediğin bi medet olur dünya,
Ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür.
Bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı,
Kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası?
Gün geçer ve dost göçer; azdır yandaş sayısı,
1 Ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı.

3n3sboy2 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı yaparak aynı kişiye cevapla
Eski 20-01-2008, 15:15   #5 (permalink)
EN Adaletli
 
3n3sboy2 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: 09-08-2007
Yer: İstanbuL
Mesajlar: 7,392
Rep Gücü: 119
Rep Puanı: 2949
3n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +9
3n3sboy2 - MSN üzerinden mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Buhârâ Evliyâları


02 - MÛ'ÎNÜDDÎN-İ ÇEŞTÎ (Rahmetullahi Aleyh)
O DA MÜSLÜMÂN OLDU

Anladı en nihâyet, kendi âcizliğini.
Bir pişmânlık duygusu, kapladı hem içini.

Üzüldü çok hatâlı bir yolda olduğuna.
“Mu'înüddîn Çeştî”nin kapandı ayağına.

O dahî “Ecipal”e su uzattı bir bardak.
İçince, döndü kalbi islâma tam olarak.

“Kelime-i şehâdet” getirip hemen o an,
Küfürden kurtularak, o da oldu müslümân.

Buyurdu: (Ey Ecipal, her ne arzun var ise,
Hâsıl olması için, şu anda söyle bize.)

Ecipal, fevkalâde bir hürmet göstererek,
Dedi ki: (İnsanların, çok riyâzet çekerek,

En son ulaştıkları, en üstün makam var ya,
Kavuşmak istiyorum, işte o üst noktaya.)

“Mu'înüddîn-i Çeştî”, ona “Peki” diyerek,
Bir nazar etti ona, merhamet eyliyerek.

Onun bu nazarıyla, “Ecipal” de velhâsıl,
Tasavvufta, en yüksek noktaya oldu vâsıl.

Ve yine bu “Ecipal”, bu zâtın huzûrunda,
Îmân ve hidâyete, o gün kavuştuğunda,

Arz etti ki: (Efendim, münâsip görürseniz,
Bir merkezî bölgede, ikâmet eyleseniz.

Böylelikle insanlar, size kolay gelirler.
Onlar da, îmân ile belki şereflenirler.)

Mu'înüddîn-i Çeştî, bunu uygun görerek,
Şehrin tam merkezine, taşındı göç ederek.

Sonra da buyurdu ki yanında olanlara:
(Gidiniz, söyleyiniz şu gâfil hükümdâra,

Deyin ki: “Ey hükümdâr, ey katı kalpli insan!
Sen de putperestliği bırak da, eyle îmân.

Yoksa, çok pişmân olup, âh edersin sen dahî.
Ve lâkin bir faydası, olmaz onun vallahi.”)

Onlar, “Peki” diyerek, hükümdâra geldiler.
Bu sözleri, ayniyle ona teblîğ ettiler.

Ve lâkin açılmadı kalbindeki o zulmet.
Yâni nasîb olmadı ona îmân, hidâyet.

Bunu haber alınca, o, talebelerinden,
Gayretine dokunup, gadaba geldi birden.

Bir “İslâm hükümdârı” vardı ki o diyârda,
O günlerde bir gece, gördü onu rüyâda.

Buyurdu ki: (Ey sultân, buraya et ki sefer,
Hindistân sultânlığı, sana olsun müyesser.)

O sultân, çağırarak bilcümle âlimini,
Suâl etti onlara, rüyânın tâbîrini.

Dediler ki: (Ey sultân, mübârektir rüyânız.
O yere müteveccih, çıksın ordularınız.)

“Peki” deyip o sultân, sürerek ordusunu,
Fethetti baştan başa, o “Hindistân” yurdunu.

“Mu'înüddîn Çeştî”nin, sâye-i himmetiyle,
Hindistân, islâm ile nûrlandı tamâmiyle.

__________________
En sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda.
Beklediğin bi medet olur dünya,
Ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür.
Bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı,
Kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası?
Gün geçer ve dost göçer; azdır yandaş sayısı,
1 Ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı.

3n3sboy2 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı yaparak aynı kişiye cevapla
Eski 20-01-2008, 15:15   #6 (permalink)
EN Adaletli
 
3n3sboy2 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: 09-08-2007
Yer: İstanbuL
Mesajlar: 7,392
Rep Gücü: 119
Rep Puanı: 2949
3n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +9
3n3sboy2 - MSN üzerinden mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Buhârâ Evliyâları


02 - MÛ'ÎNÜDDÎN-İ ÇEŞTÎ (Rahmetullahi Aleyh)
HAYDİ YAP NİYETİNİ

“Mu'înüddîn-i Çeştî”, bir gün bir kimse ile,
Giderken, biri geldi karşıdan hiddet ile.

Yanındaki kişinin, yakasından tutarak,
Dedi: (Öde borcunu, hemen âcil olarak!)

Ödiyecek parası, yoktu o adamın da.
Bu yüzden mahcûb oldu, bu “Velî”nin yanında.

Mu'înüddîn-i Çeştî, yaklaşıp o kişiye,
Kibârca ricâ etti: (Biraz mühlet ver) diye.

Lâkin inâtçı adam, (Olmaz) dedi cevâben.
(Onun bana borcu var, ödesin şimdi hemen!)

Mübârek, cübbesini çıkarıp serdi yere.
Bir anda doldu içi, “Altın” ve “Gümüşler”le.

Buyurdu: (Alacağın ne ise, al buradan.
Ve lâkin fazla alma hakkın olan paradan.)

Fakat o, altınları görünce yığın ile,
Alacağından fazla para aldı hırs ile.

Lâkin eli kuruyup, tutmaz oldu bir anda.
Bu uygunsuz işine, pişmân oldu sonra da.

Feryâd edip dedi ki: (Tövbe ettim efendim.
Bir duâ buyurun da, iyileşsin bu elim.)

Mu'înüddîn-i Çeştî, merhamet etti yine.
Şifâ vermesi için, duâ etti Rabbine.

Bir anda iyileşti, adamın hasta eli.
Ve hattâ eskisinden, oldu daha kuvvetli.

Eğilip, hürmet ile öperek ellerinden,
Talebe oldu ona, o günden îtibâren.

Yine “Mu'înüddîn-i Çeştî” hazretlerine,
Biri gelip, edeble oturdu önlerine.

Dedi ki: (Çoktan beri, zâtınızı, bendeniz,
Görmeği, ne kadar çok istiyordum bilseniz.

Bu, nedense müyesser olmadı uzun müddet.
Hamdolsun ki şu anda, nasîb oldu bu devlet.)

“Mu'înüddîn-i Çeştî”, dinledi onu, fakat,
Onun bu sözlerine, hiç etmedi iltifât.

Sonra da buyurdu ki: (Haydi gel, durmasana.
Ne için geldin ise, bana onu yapsana.)

Adam bunu duyunca, hayret etti bir hayli.
Değişti beti benzi, çok mahcûb oldu hâli.

Titredi âzâları sonra baştan ayağa.
Yüzünü yere koyup, başladı ağlamağa.

Dedi ki: (Ey efendim, biri, beni gizliden,
Buraya gönderdi ki, öldüreyim sizi ben.)

Daha sonra elini, sokarak iç cebine,
Bir “Bıçağı” çıkarıp, koyuverdi önüne.

Dedi ki: (Ey efendim, kabûl ettim hatâmı.
Siz nasıl dilerseniz, öyle verin cezâmı.)

Buyurdu ki: (Bu yolda, kötülük edene de,
İyilik, ihsân yapmak lâzım gelir yine de.)

Sonra duâ eyleyip, dedi ki: (Yâ ilâhî!
Sevdiğin kullarına dâhil et bunu dahî.)

__________________
En sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda.
Beklediğin bi medet olur dünya,
Ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür.
Bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı,
Kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası?
Gün geçer ve dost göçer; azdır yandaş sayısı,
1 Ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı.

3n3sboy2 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı yaparak aynı kişiye cevapla
Eski 20-01-2008, 15:16   #7 (permalink)
EN Adaletli
 
3n3sboy2 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: 09-08-2007
Yer: İstanbuL
Mesajlar: 7,392
Rep Gücü: 119
Rep Puanı: 2949
3n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +9
3n3sboy2 - MSN üzerinden mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Buhârâ Evliyâları


02 - MÛ'ÎNÜDDÎN-İ ÇEŞTÎ (Rahmetullahi Aleyh)
ATEŞ SİZİ YAKACAK

Vardı ki o zamanlar, Bağdat’ta yedi kimse,
“Ateş”e taparlardı, onların yedisi de.

Çekerlerdi hem dahî, her gün sıkı riyâzet.
Yâni nefislerine, ederlerdi eziyet.

Öyle yapmış idi ki, bu riyâzet onları,
Altı ayda, bir lokma ekmekti gıdâları.

Böyle açlık, susuzluk çekerek gün ve gece,
Sonunda “İstidrâc”a kavuştular böylece.

Câhil halk, gördüğünde onların bu hâlini,
"Büyük zât" bilirlerdi, mâlesef her birini.

“Mu'înüddîn Çeştî”yi, işitip bu kâfirler,
Onun ile tanışıp, görüşmek istediler.

Geldiler bu maksatla, bulunduğu ülkeye.
Sordular: “Filân zâtın hânesi nerde?” diye.

Nihâyet evi bulup, huzûruna vardılar.
Lâkin birden, büyük bir dehşete kapıldılar.

Peşinden bir titreme aldı bedenlerini.
O zât ise, heybetle, süzerek herbirini,

Buyurdu: (Siz Allah'tan, hiç utanmaz mısınız?
Hak teâlâ dururken, ateşe taparsınız.)

Dediler: (Biz ateşe taparız ki elbette,
Yakmasın hiç bizleri, dünyâ ve âhirette.)

Buyurdu: (Ey ahmaklar, ateş mâbud olur mu?
Hiç ateşe tapanlar, yanmaktan kurtulur mu?

Zîrâ tek “Allah” vardır, ibâdete müstehak.
Böyle îmân etmiyen, yanacaktır muhakkak.

Ve siz, böyle "Allah"a, koştukça şerîk ve eş,
Dünyâ ve âhirette, yakar sizi o ateş.

Bakın ben, tek Allah'a inanırım şu anda.
Bu yüzden ateş beni, yakmaz iki cihânda.)

Onlar hayret ederek, dediler: (Nasıl olur.
İsbât et bu sözünü, bakalım doğru mudur?)

Mu'înüddîn-i Çeştî, "Peki" dedi ve hemen,
İçerden bir yığın “Kor” alıp geldi yanarken.

Ve Allah'a sığınıp, avuçladı “Köz”leri.
Dehşetten açık kaldı, kâfirlerin gözleri.

Hattâ onun elinde, söndü yanan ateşler.
Hayretle şâhid oldu, buna ateşperestler.

Ve o gün görür görmez, bu müthiş kerâmeti,
Nakşoldu kalplerine, “İslâm”ın muhabbeti.

O sırada gâibten, şöyle bir ses duydular:
(Ateş, hâlis mü'mine veremez aslâ zarar.)

Onlar, bütün bunları işiterek, görerek,
Hepsi îmân ettiler, şehâdet getirerek.

Oldular yedisi de, o zâtın talebesi.
Hattâ kısa zamanda, “Evliyâ” oldu hepsi.

Nice kâfir kimseler, bir bakmakla yüzüne,
O anda îmân edip, inanırdı sözüne.

Kendisinin Bağdat'ta bulunduğu yıllarda,
Gayri müslim bir kişi, kalmadı o diyârda.

__________________
En sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda.
Beklediğin bi medet olur dünya,
Ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür.
Bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı,
Kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası?
Gün geçer ve dost göçer; azdır yandaş sayısı,
1 Ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı.

3n3sboy2 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı yaparak aynı kişiye cevapla
Eski 20-01-2008, 15:17   #8 (permalink)
EN Adaletli
 
3n3sboy2 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: 09-08-2007
Yer: İstanbuL
Mesajlar: 7,392
Rep Gücü: 119
Rep Puanı: 2949
3n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +9
3n3sboy2 - MSN üzerinden mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Buhârâ Evliyâları


03 - EBÜL FETH (Rahmetullahi Aleyh)
KURTULAN GEMİ

“Ebül Feth” anlatır ki: Mısır'a, bir iş için,
Gitmek üzre, hocamdan istedim bir gün izin.

Hocam, bu yolculuğu tehlikeli gördüler.
Mısır'a gitmem için, müsâde etmediler.

Lâkin benim istekli olduğumu görünce,
İzin verip dedi ki: (Git, fakat dinle önce.

Başın darda kalıp da, tehlikeye düşersen,
Şu duâyı okuyup, hâtırla bizi hemen.)

Daha sonra, açarak mübârek ellerini,
Çok duâlar etti ve yolcu eyledi beni.

Yol arkadaşlarımla, Antakya'ya ulaştık.
Bir gemiye binerek, oradan yola çıktık.

O gece, çok şiddetli "Rüzgâr" esti durmadan.
Sallanmaya başladı gemimiz sağdan, soldan.

Batmak tehlikesiyle karşılaştı gemimiz.
Büyük bir endîşeye kapılmıştık hepimiz.

Başladılar yolcular tövbe ve istiğfâra.
Korkup, ben de kendimden geçmiş idim o ara.

Lâkin birden hocamın gür sesini işittim.
Diyordu: (Ey Ebül Feth, sana ben ne demiştim.

Ne çabuk da unuttun, o duâyı ve bizi.
Niçin dinlemiyorsun, o nasîhatimizi.)

Hocamın îkâzıyle kendime geldim derhal.
Baktım, gitmiş tamâmen bendeki korkulu hal.

O duâyı okuyup, dedim: (İmdât ey hocam!
Yüksek himmetinizi, ediyorum istirhâm.)

O anda, su üstünden birisi yürüyerek,
Geldi ve herkes ona baktı hayret ederek.

Gemiye yaklaşınca, gördüm ki o gelen zât,
Sesini işittiğim, “Hocam”mış meğer bizzât.

Duâ etti: (Yâ Rabbî, lütfet, deniz durulsun.
İçindeki insanlar, tehlikeden kurtulsun.)

O an durdu dalgalar, sâkin oldu hem deniz.
Hocamın sâyesinde, kurtulmuştuk hepimiz.

Herkes hayret ederken, bütün bu olanlara,
Hocam, gözler önünden gâib oldu o ara.

Bu mübârek velî zât, buyurdu ki bir gün de:
(Şiddetli acı duyar, insanlar öldüğünde.

Bir araya gelse de dünyâdaki acılar,
"Can acısı" yanında, yine de "hiç" kalırlar.

Sonra, "Kabir hayâtı" başlar ki mezarında,
Karanlık, dar bir yerdir, kimse olmaz yanında.

Sonra, korkunç şekilde gelerek “Münker-Nekir”,
Suâle çekerler ki, "Rabbin kim, dînin nedir?"

Günâhı nisbetinde, mezarı sıkar onu.
Böcekler ve akrepler, kemirir vücûdunu.

Sonra, "Mahşer azâbı" gâyet zordur ve çetin.
İnsanlar, nice bin yıl beklerler hesâb için.

Sonra "Mîzân" önünde, başlar öne eğilir.
Beklenir ki hakkında, nasıl hüküm verilir

__________________
En sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda.
Beklediğin bi medet olur dünya,
Ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür.
Bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı,
Kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası?
Gün geçer ve dost göçer; azdır yandaş sayısı,
1 Ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı.

3n3sboy2 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı yaparak aynı kişiye cevapla
Eski 20-01-2008, 15:17   #9 (permalink)
EN Adaletli
 
3n3sboy2 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: 09-08-2007
Yer: İstanbuL
Mesajlar: 7,392
Rep Gücü: 119
Rep Puanı: 2949
3n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +93n3sboy2 Rütbe:  +9
3n3sboy2 - MSN üzerinden mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Buhârâ Evliyâları


04 - FERÎDÜDDÎN GENC-İ ŞEKER (Rahmetullahi Aleyh)
GÂİBDEN TOKAT

Delhili genç bir adam, duydu ki “Acûzân”da,
Evliyâdan bir kimse var imiş bu zamanda.

“Ferîdüddîn Genc Şeker” derlermiş kendisine,
Düşündü ki: “Gideyim o zâtın beldesine.

Yanında tövbe edip, talebesi olayım.
Onun teveccühüyle, doğru yolu bulayım.”

Bu hâlis niyet ile, sefere çıktı hemen.
Yolda, bir kasabaya uğradı çok geçmeden.

Lâkin bir "kötü kadın", o genci gördüğünde,
Onun güzelliğine âşık oldu o günde.

Onu aldatmak için, uğraştı pek çok, fakat,
Genç, o kötü kadına hiç etmedi iltifât.

Lâkin kadın, sonunda birçok hîle yaparak,
Meylettirdi kendine, o genci aldatarak.

Genç adam, tam elini uzatırken kadına,
Bir “Kavî tokat” indi gâibden suratına.

Ve bir ses işitti ki: (Sen kime gidiyordun?
Ne için bu kadına aldanıp mağlûb oldun?)

Bu îkâz üzerine, mahcûb oldu genç kişi.
Dedi: (Doğru, ben nasıl yaparım haram işi?)

Çekti hemen elini, ona hiç dokunmadan.
Devam etti yoluna, dinlenmeden, durmadan.

Lâkin bu hâdiseden, pek fazla duygulandı.
Nihâyet o velînin memleketine vardı.

Büyük bir merak ile sordu o ahâliye:
(Ferîdüddîn Genc Şeker, bu yerde kimdir?) diye.

Dergâhını bularak, yanına vâsıl oldu.
Ferîdüddîn Genc Şeker, ona şöyle buyurdu:

(Ey oğlum, sen gelirken, rastladın bir kadına.
Hîlesine aldanıp, tam düşerken ağına,

Şu tertemiz elini, ona hiç dokunmadan,
Kurtardı bir zât seni, o günâh ve haramdan.)

Genç kişi dinleyince, onun bu sözlerini,
Anladı o yardımın, o zâttan geldiğini.

Bu zât buyuruyor ki: (Hakîkî bir müslümân,
Şöyledir ki, kimseye bir zarar gelmez ondan.

Çünkü o, bağlanmıştır kalben "cenâb-ı Hakk"a.
Bir mes'ûliyyet hissi taşır o cümle halka.

Birine, bir fenâlık düşünse de o insan,
Mâni olur o işe, kalbindeki o îmân.

Lâ teşbîh, bir köpeğin tasması varsa şâyet,
Ondan, hiçbir insana bir zarar gelmez elbet.

Lâkin yoksa tasması, o, “Sâhipsiz” demektir.
Îmânsız olanlara, işte bu, bir örnektir.

Sâhipsiz bir köpeğin, her an ne yapacağı,
Belli olmaz ne zaman, kime saldıracağı.

Bunun gibi, îmânı olmıyan "kâfirler" de,
Zarar yapabilirler her insana, her yerde.)

__________________
En sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda.
Beklediğin bi medet olur dünya,
Ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür.
Bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı,
Kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası?
Gün geçer ve dost göçer; azdır yandaş sayısı,
1 Ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı.

3n3sboy2 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı yaparak aynı kişiye cevapla
Cevapla

Konu Yönetim Seçenekleri
Konu Gösterim Seçenekleri

Yetkileriniz
Yeni konu açamazsınız
You may not post replies
Mesajınıza dosya ekleyemezsiniz
Mesaj düzenleme yapamazsın

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı






En çok aranan 50 sonuç
Arama bulutu

1299 1299 data 1299 duvar hack 1299 full client 1299 gm komutları 1299 is koxp 1299 koxp 1299 wall hack 1709 seri cs andream server ardream server bedava d smart bifrost patch clan simgeleri dragonfable dragonfable hileleri dönem ödevi kapağı forum ena forumena genco ko gm komutları gta san andreas multiplayer hack shield hackshield hackshield hatası knight online para hilesi ko private server kohack mage server myko hack myko hack v4 myko koxp mykohack noktako oto kutu toplama prokoxp pvp server ip leri pwp pwp serverlar seri cs seri cs 1709 seri skill special ko speed hack tecavüz videoları tecavüz videosu tecavüzvideo walkry patch youtubeye giriş zeusko


forumENA sistem saati: 18:44


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
-------------------------------------------------------------------------
Türkçeleştirme izmirlinihat tarafından yapılmaktadır
forumENA sitesi ENAhosting© tarafından barındırılmaktadır